Aras Nehri Kuş Cenneti

Karla kaplı yüksek dağlar arasında pek çok canlıya yaşam sunar saklı cennetler. İşte bu saklı cennetlerden biri Kars-Iğdır sınırını oluşturan Aras Vadisi’ndeki Aras Nehri Kuş Cenneti‘dir. Doç.Dr.Çağan H.Şekercioğlu başkanlığı ve liderliğiyle bölgede gerçekleştirdiği bilimsel çalışmalar ve doğa koruma çalışmaları ile bu saklı cennetleri ortaya çıkaran KuzeyDoğa Derneği, bu alanların önemini ve canlıların yaşamındaki hayati önemini ortaya koymaya ve bunları paylaşmaya devam ediyor.

Bu çalışmalar dernek uzmanlarının yanı sıra, ülkemizin ve dünyanın dört bir yanından gelen gönüllülerle hep birlikte gerçekleştiriliyor. Dünyaca bilinen bu önemli alanları araştırmaya ve korumaya devam ederken, bu cennetler yaşam sunduğu canlılarla birlikte çeşitli tehditlerle birer birer yok olma ile karşı karşıya. Bu tehditler karşısında, bu güzellikleri tanımak, tanıtmak, gönüllü veya ziyaretçi olarak gelip canlılara yaşam sunan bu cennetleri keşfetmek ve korunmasına destek olmak hepimizin görevi.

İşte bu cennet dernek başkanımız ve ABD Utah Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr.Çağan H.Şekercioğlu’nun da gözünden kaçmadı, onu ortaya çıkarmak ve dünyaya tanıtmak gerekir diye düşündü. Bu cennette başka kimlerin, hangi eşsiz canlıların yaşadığını keşfetmek gerekiyordu, bunun için araştırmalara başlandı.

Ekipçe gördüklerimiz, tespit ettiklerimiz şaşırtmadı hiçbirimizi, her geçen gün Aras’ta yaşam bulan yeni bir canlı türünü keşfettik, hala yenilerini keşfetmeye devam ediyoruz. Her yeni canlı türü buraya neden cennet dendiğini anımsatıyor herkese bir kez daha.

Kışın tamamen donan Doğu Anadolu platosunda yer alan Aras Nehri Kuş Cenneti, kuşlar için yakında bulunan bir sığınak, bir vaha adeta. Etrafı soğuk dağlarla kaplı alçak irtifada bulunan bu vaha, bunca canlının yaşamı için oldukça önemli.

Aras Nehri Kuş Cenneti Türkiye’deki 472 kuş türünün yarısından fazlasının, 253 kuş türünün tek bir yerde görülebildiği eşsiz kuş cennetlerinden biri. Dünyanın en önemli kuş yollarından biri olan Afrika-Avrasya kuş göç rotası üzerinde bulunuyor.

Sadece kuşlar mı var bu cennette?

Aras sadece kuşlar için değil, memeli, amfibi ve sürüngenler gibi diğer kara hayvanları için de çok önemli bir alan. Şu ana kadar Türkiye’deki 802 kara hayvanının kaydedildiği alanda uzun süreli çalışmalarla bu rakamın %50 oranlarına varacağı tahmin ediliyor.

İşte bizler bu zenginliği keşfedip kaydederken ülkemizden ve dünyanın çeşitli ülkelerinden pek çok kişi bu cenneti merak edip görmek için buralara gelmeye başladı. Aras Nehri Kuş Cenneti kendi halinde, bilinmeyen bir cennetken şu anda tüm dünyada bilinen ve ziyaret edilen çok önemli bir marka oldu bölge için. Bölge için çok önemli bir ekoturizm potansiyeli mevcut.

2005 yılından bu yana gerçekleştirmekte olduğumuz çalışmalara şu ana kadar 20’den fazla ülkeden gelen ve bazen aylarca kalan yüzlerce doğasever/gönüllü tarafından katkılar sunulmaya ve gittikleri her yerde tanıtılmaya başlandı.

Duyanlar merak etti bu cenneti. Merak ettikleri sadece kuşları böcekleri değildi elbet. Eşsiz coğrafyası, insanı, kültürü, türküleri, yemekleri ve daha niceleri.

Buralara özgü evelik otuyla yapılan ayran aşının tadına bir bakan bir daha bakmak istiyor, doyamıyor tadına. İşte bu vadide yaşam buluyor bu lezzetler ve tadına Aras’ın suyu karışıyor. Kimlere nasip oldu bu lezzetli yemekler bir bilseniz. Örneğin dünyaca ünlü National Geographic Derneği yetkililerinden tutun da Güney Afrika’dan gelen gönüllülere kadar. Hatta Iğdır’ın markası ve ekoturizm merkezi Aras Nehri Kuş Cenneti’ne hayran kalan ABD

National Geographic Dergisi yetkilileri iki kez geldiler.

Bölgenin sebze meyvesi o kadar farklıdır ki adına festivaller düzenlenecek kadar özeldir lezzeti. Bu lezzetin kaynağı şüphesiz buranın özel ve eşsiz doğası, iklimi Sadece tazeyken değildir tatları, kışa da yansır buraların lezzetleri.

Dut pekmezi, kayısı kurusu, dağlarda kırlarda yetişen, toplanıp hep birlikte yapılan kuş burnu marmelatı bu lezzetlerden sadece birkaçı.

Aras’ın her canlının yaşamına dokunmuşluğu vardır buralarda. Önemlidir pek çok açıdan. Örneğin Aras Nehri kıyısındaki sazlık söğütlerden sele, sepet gibi şeyler yapılırmış eskiden. Vadisinde yetişen yabani otlarla yapılan yemeklerin lezzetini yılın belli aylarında tadar, bir sonraki yıl otların yetişmesini iple çekersiniz. Bu otlar az bulunur ve toplanması zordur, mevsiminde bu otları bulmak için vadide gezen Araslılarla rastlaşırsınız zaman zaman. Kazayağı, evelik, salmanca bu otlardan birkaçı, toplanması da kolay değildir öyle. Bunlarla yapılan cılvır, salmanca, omacaşı da yöresel lezzetlerden.

Özeldir buralar, çok hikaye yazılmış, çok türkü yakılmış, şiirler yazılmıştır buralar için. Aras’ın çocukları bu hikayeler ve türkülerle büyümüştür. Kimi zaman kahramanı olmuşlardır bu türkülerin.

Sınıra yakın oluşuyla göç olgusu da yaygındır buralarda, bu nedenledir göçmen kuşlara hayranlık. Bilirler kolay değildir göç etmek, bunca yolu kat etmek. Önemlidir göçte duracağın, soluklanacağın, besleneceğin yerler. En iyi onlar anlar bu kuşların halinden. Bu nedenle baharın gelişini her yönüyle büyük bir coşkuyla kutlarlar. Baharın gelişi yani Nevruz bayramı bu yörede büyük bir sevinç ve sabırsızlıkla beklenen bayramların başında gelir. Nevruzla birlikte her şeyin yeniden doğduğuna, yenilendiğine inanılır, ilkbaharın müjdecisidir. Doğanın yeniden doğuşunu, göçmen türlerin gelişini, çiçeklerin açmasını çeşitli etkinliklerle heyecanla kutlarlar. Buradaki kutlamalarla henüz tanışmadıysanız dikkatli olmanızda fayda var. Su çok önemlidir bu kutlamalarda, en az Aras Nehri kadar. Hayatın temelini oluşturan su, kutlamaların en eğlenceli bölümünü oluşturur. Baharı başınızdan aşağı dökülen bir kova su ile karşılayabilirsiniz. İneklerinizi otlatmaya giderken hangi duvarın arkasına gizlendiğini fark edemediğiniz komşunuzu, tepeden tırnağa ıslattığı size bakıp gülümserken bulabilirsiniz. Ama en çok da çocuklar için eğlenceli bu bölüm. Tüm gün ve hatta gece köylerde koşturup hangi köşede saklanıp acaba kimi ıslatsak, kime şaka yapsak diye plan yapıp dururlar. İnanın gözlerindeki ışıltı, yüzlerindeki gülümseme için sırılsıklam olmaya değer.

En az çocuklar kadar hareketli bir sevimli canlısı daha var bu vadinin. Aras Nehri Kuş Cenneti’nin yaşam sunduğu en ilginç canlılardan biri kuşkusuz bir kemirgen türü olan Beş Parmaklı Arap Tavşan’ (Allactaga elater). Türkiye’de sadece İğdır’da bulunuyor. Kuyruk hariç boyu 9-12 santim arasında değişen `beşparmaklı arap tavşanı’ boyunun 10 misli yüksekliğe ve 30 misli uzaklığa zıplayabilmektedir. En önemlisi, ürediği tespit edilen tek yer Aras Nehri Kuş Cenneti ve ilk yuvası 2007 yılında Dr.Çağan Şekercioğlu tarafından keşfedildi, ilk kez de onun tarafından fotoğraflandı.

Beşparmaklı Arap Tavşanı

Aras’ın büyümeyen yaramaz bir çocuğu gibi adeta, aniden yol kenarında belirip zıplayarak sizi heyecanlandırır. Kemirgen bir tür olmasına karşın mini bir kanguruyu andırdığı için “Iğdır’ın mini kangurusu” diye de tanımlayabileceğimiz `beşparmaklı arap tavşanı” en önemli üreme alanı Aras Nehri Kuş Cenneti ve çevresi.

Tüm bu değerleri bir kenara bırakanlar baraj yapmak istemekteler. Tüm bu zenginliği sular altına gömmekte sakınca görmemekteler. Oysa sadece şu an ovalara ulaşmaya çalışan suları zayi etmeden, verimli sistemler kullanarak buluştursak ekinlerle, yeter de artar bile kurda, kuşa, aşa. Gerek kalmaz bunca canlının boğulmasına, yaşamını yitirmesine, Aras Nehri Kuş Cenneti’nin yok olmasına. Atalarımızın bize emanet ettiği bu değerleri, bu suyu, bu cenneti gelecek nesillere aktarmak hepimizin boynunun borcu.

İşte tüm bu güzelliklerin, bu çocukların, canlıların, bu kültürün bugün her zamankinden daha çok desteğinize ihtiyacı var. Türkiye’deki kuş türlerinin %54’ünü barındıran, binlerce canlının ve insanın yaşam alanı olan Aras Nehri Kuş Cenneti’ni korumak için KuzeyDoğa Derneği tarafından bir imza kampanyası başlatıldı. Bu cennet bir kere gitti mi bir daha geri gelmeyeceğinin bilinciyle karşı çıkmakta dünyanın dört bir yanından binlerce kişi. Böylesi bir cennetin, sulak alanın bir daha oluşmayacağını, Aras’ın şimdi gibi akmayacağını, vadide huzur olmayacağını bilmekteler.

Kampanyaya yöre halkı, Aras’ın çocukları da yoğun ilgi göstererek destek sağlamaya devam etmekte. Sular altında kalacak köylerde büyüyen akademisyen ve müzisyen Savaş Öztürk ve eşinin kampanya için hazırladığı çok etkili klip bölgenin zenginliğini gözler önüne sermektedir. Bu klip kampanyaya dikkatleri çekmeye devam etmekte ve herkesi çocuklara ve Aras’ın canlılarına kıymamaya davet etmektedir.

Aras Nehri Kuş Cenneti’nde çalışmalar devam edip, umut verirken, ülke genelinde bu alanlar ve daha nicelerine, doğaya, dolayısıyla tüm canlılara ve insan yaşamına, yeni nesillerin geleceğine yönelik tehditler devam etmektedir. Aras Nehri Kuş Cenneti’nin Tuzluca Barajı’nın suları altında yok olma tehdidi ile karşı karşıya olması bu örneklerden bir tanesidir.

“Burası bizim hayatımız, doğup büyüdüğümüz topraklar, sular altında kalmasını istemiyoruz” işte böyle anlatıyordu Aras halkı Aras’a, toprağına, doğup büyüdüğü yerlerle olan güçlü bağlarını.

Kaynak: Kars-Ardağan-Iğdır Kalkınma Vakfı, KARS Dergisi

Yorum yapın

Emailiniz görünmeyecek. Doldurulması zorunlu alanlar *

*